Sitenize güncel haberleri ekleyin...
Tarihi Kentler Birliği
Divriği Konaklama
Divriği Ulaşım
Atatürk Köşesi
Divriği Belediyesi Yönetmeliği
Faaliyet Raporları
Bilgi Edinme
Hizmer Rehberi
 
Divriği Demirçelik Spor
Divriği Hakkında Bilgiler
Divriği Haritası
Divriği Yerel Gazeteler
Divriği FM Radyosu
 
 
Soru : Belediyemizin çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?
 
 
 
 
Divriği'nin Sesi Gazetesi
 

Divriği'de Kullanılmış Bayan Kıyafetleri ve Aksesuarları
      Helaliye Gömlek, Üçpeş, Şalvar, Fermana, Kalkmalı, Bindallı, Caket, Ceket (Hırka), Dövmeli Fistan, Küpürlü Fistan, Parça Entari, Şovkıya, Yıldızlı (Sinekli) Kadife, Karaçadır (Maroken), Alacaçadır, Dövmeli Çadır, Bağdat Çadırı, Altınlı Hindi, Fes, Lahuri Şal, Trablus Kuşak, Yün Kuşak.
Üçpeş (Üç Etek): Kadınların, genç kızların giydiği bir etek çeşididir. Arka tarafı bir, ön tarafı iki parçadan oluştuğu için bu ismi almıştır. "Peş" etek için kullanılan parça anlamına gelen yöresel bir deyimdir.
Şalvar: Üçpeşin altına giyilerek kullanılan bol kesimli bir giysi parçasıdır.
Fermana (Salta): Bir çeşit kısa cepkendir. Fermana üçpeşin üstüne, sırta giyilerek kullanılan giysi parçalarındandır. Üzeri sim, sırma, şeritlerle işli yün, kadife, keten kumaşlardan yapılır.
Kakmalı: İpek kadifeden, altın sırma ve iplerle, ağır Osmanlı motifleriyle, çok ince işçilikle yapılmış, çok değerli bir giysi çeşididir. Eskiden gelin kıyafeti olarak kullanılmıştır.
Bindallı: Kumaş, işleme ve motif özelliğiyle kakmalı ile büyük benzerlikler taşır. Bindallı da eski zamanlarda gelin kıyafeti olarak kullanılmıştır.
Caket (Ceket): Model özelliği açısından günümüz ceketlerine benzemektedir. Vücuda oturan, yanlardan cepli, şal yakalı bir giysidir.
Libade (Ceket-Hırka): Dize kadar uzanan on iki parçadan oluşmuş, omuzları dikişsiz, ön ve arka parça bütün olarak hazırlanmış, ince işçilikli bir giysi çeşididir. Model olarak bugünün tayyörlerini anımsatmaktadır. Üçpeşin üzerine giyilir.
Yıldızlı Kadife (Sinekli): Divriği'de yaşlı hanımların yakın zamana kadar kullandıkları bir elbise türü olmuştur. Bu giysiyi giyen bayanlar, yörede kendilerine uygun takılarla kıyafetlerini tamamlamışlardır.

Çadır Geleneği:

       Divriği yöresinde Alaçadır, Akçadır, Bağdat çadırı, Dövmeli çadır, Karaçadır, Maroken gibi çeşitleri bulunmaktadır. Hepsinin kullanım yeri ayrı olan bu çadırlar, günlük hayatta, nişanda, düğünde ve yaşlara göre kullanım alanlarına ayrılmaktadır.
Lahurişal, Peştamal, Trablus Kuşak, Yün Şal, Kemer: Bu şallar, el tezgahlarında, yün veya ipek iplerle, bitkisel ve geometrik desen özelliğinde, kare şeklinde dokunmuştur. Şalar üçgen şeklinde katlanarak bele bağlanarak kullanılmıştır.
Altınlı Hindi, Tepelik, Sıra, Fes: Başa bağlanarak kullanılan aksesuar ve takılardır.

Divriği'de Kullanılmış Erkek Kıyafetleri ve Aksesuarları

          Yakasız Göynek (Helaliye Göynek), İşlik, Çuha Şalvar, Çuha Yelek, Cepken, Atlas Entari, Lahuri Şal, Yün Şalı, Trablus Kuşak, Abaniye, Dalfes (Puşulu Fes).
İşlik: Yörede ismine 'Şetari' denilen pamuklu, parlak satenden, boyuna çizgili kumaştan yapılmış bir nevi gömlektir.
Çuha şalvar: Yedi yaprak şalvar da denir. Kırmızı, lacivert veya siyah çuhalardan yapıldığı söylenmektedir.
Çuha yelek: Lacivert, bordo, siyah renklerde, yün çuhadan yapılmış bir yelek türüdür. İşlik üzerine giyilir. Cumhuriyet'ten önce kullanılmıştır.
Cepken: Siyah, bordo veya lacivert çuha üzerine sırma ile işlemeli bir yelektir.
Atlas entari: Düz ya da sarı, siyah, bordo karışımlı birbirinin üzerine binmiş kopuk çizgili desende kumaştan dikilmiş bir erkek elbisesidir.
Dalfes (Puşulu fes): Bu işle uğraşanların çıkarttıkları özel kalıplar doğrultusunda dikilmiş olan dalfes, kalın çuhadan, kırmızı, bordo renklerinde yapılmış bir fes türüdür. Dalfesin üst kısmına büyük, mavi bir püskül takılmış, dış kısmına da puşu denilen bir örtü bağlanmıştır. Bu puşunun bir ucu da omuza doğru sarkıtılarak kullanılmıştır.
Divriği'de Geleneksel Kadın Ziynet Eşyaları, Takı ve Süsler
Divriği yöresi, geleneksel giysileri yönünden olduğu kadar, ziynet eşyaları, takı ve aksesuarları açısından da zengindir. Başa takılan ve bağlanan gablak, tepelik ve eğri başın yanında başlıkla birlikte kullanılan istifan, yüz inci (yüz salkım), sıra ve balik vardır. Ayrıca altunlu hindi ve akarsu örtü adı verilen bağlayıcılar ve hırtlatma, şerit ve hırtlik adı verilen boyun ve boğazı süsleyen, göğüse kadar inen takılar vardır. Elbise üzerine takılan hameyli, yan tövüt, altın saat ve kemerler, hamam takıları olarak bilinen ortağa, altınlı tarak, süslü takunyalar, diğer eşyalardan şıp şıp bilezik, bozovdiş, küpe, altun cebe ve buna benzer pek çok eşya örnekler arasında sayılmaktadır. Bu eşyaların pek çoğunun halen özel gün ve gecelerde kullanıldığı da belirtilmektedir.
Divriği'de Ayakkabı: Divriği'de köşker esnafı adıyla anılan ayakkabı ustaları tarafından tamamen el emeği ve özel kalıplarla yapılan ayakkabı türlerinden özellikle yemeni kadın-erkek, yaşlı-genç hemen hemen herkesin ev dışında giymiş olduğu bir ayakkabı çeşididir. Bu yüzden diğer ayakkabılara göre biçim ve şekil yönünden daha zengindir. Dikim özelliklerine göre; düz yemeni (sağsız-solsuz), çapula cinsi yemeni (düz ve sağlı-sollu kalıplı), kadın yemenisi (zenne), markup kadın yemenisi, çoban lastiği (katırcı yemenisi, kaba yemeni) diye çeşitlenmektedir.

Halkoyunları :

       Haliloğlan, Karaerük, Mormenekşe, İzzet, Dumbucanın bayırı, Analar-Sunalar, Üçayak.
Çalgılar: Def, Ud, Ney, Keman, Saz, Bağlama, Kaval, Zurna, Davul.
Türküler:Açil Mor Menevsem, Dumluca'nin Bayirina, Gah Get Havası, Gara Erük Çağala, Gelin havası, Halil Oğlan, İzzet, Köprüden Geçti Gelin, Menöyşe, Su Sızıyor Sızıyor
Halıcılık: Son zamanlarda gerileme olduğu gözlemlense de halı dokumacılığı Ödek Köyü'nde oldukça yaygındır. Halı motiflerinde insanların beklentilerinin, ruhsal durumlarının, özlemlerinin, acılarının, inançlarının, anılarının yani bütün yaşamlarının ve kültürlerinin yansıtıldığı söylenmektedir. Dokumalar tamamen el emeğidir. Yünün toplanması, yıkanması, boyanması, ip haline getirilmesinden halının dokunmasına kadar her aşama elle yapılır.




Divriği'de Kültür ve Yaşam


Divriği'nin gelenekleri sosyal yaşamın içinde bazı bozulmalara uğrasa da, halkın büyük kısmı geleneklerine bağlıdır. Yeni yaşam tarzları ile katı-tutucu olmayan geleneklerini uyum içinde sürdürmeyi başarmışlardır.
Geleneksel kıyafet, takı ve ziynet eşyalarının kullanımı önemli düğünlerde kalmıştır ve bu kıyafetlere sahip aile sayısıda oldukça azalmıştır.

 

-Geleneksel Erkek Kıyafetleri
-Geleneksel Kadın Kıyafetleri
-Eski Erkek ve Kadın Takı ve Aksesuarları
-Folklorel Halk Oyunları ve Çalgılar
-Kız İsteme
-Nişan
-Kına Gecesi
-Düğün Merasimi



Geleneksel Erkek Kıyafetleri

  Divriği'de kullanılan eski erkek kıyafetleri; Cepken, Atlasentari, Çuhaşalvar, Markup-Yemeni, Şal, Puşulu Fes, Göynek, İşlik, Kuşak gibidir.


Geleneksel Kadın Kıyafetleri

Divriği'de kullanılan eski kadın kıyafetleri; Salta, Üçetek, Acem Kişmir, Lahur Şal, Bağdat çarşafı, Sarıçizme, Kakmalı, Dövmeli, Bindallı, Dövmeli çadır, Fermana, Yağlık, Dolah, göynek gibidir.


Eski Erkek ve Kadın Takı ve Aksesuarları

Tepelik, Gaplak, Eğribaş, Yozgatbaşı, Yantepe, Zevkat tepesi, Zogat başı, Yüzinci, Sıra, Balik, Altunlu hindi, Hırtlatma, Şerit, Hırtlak, Hameyli, Yant övüt, Kösteksaat, Cebe, Sutare, Bozovdiş Küpe, Sallama kemer, Gramusa, Top, İnci, Hasırbilezik, Beşibirlik, Kaşlar, Ortağa, Altunlu Tarak, Süslü takunya gibidir.


bindallı

Folklörel Halkoyunları ve Çalgılar

Halk oyunları: Haliloğlan, Karaerük, Mormenekşe, İzzet, Dumbucanın bayırı, Analar-Sunalar, Üçayak.
Müzik aletleri: Def, Ud, Ney, Keman, Saz, Bağlama, Kaval, Zurna, Davul.


Kız İsteme

Divriği de kız isteme Anadolunun her yerinde olduğu gibi oğlanın anne, baba veya yakın arabalarının kız evine görücü gitesiyle başlar. Erkek tarafı kız güzel mi, ahlakli mi, eve bağlı mı, büyüklere saygılı mı gibi bazı meziyetlerini çözmeye çalışırlar. Kız evi de; oğlanın içkisi,kumarı var mı, ehli namus ve iffetli mi, kazancı, mesleği, işi iyi mi, evcivan mı, hayın ve hırsız mı şeklinde tahkikat yaparlar. Bu araştırmaların cevabı: Başından yukarı ses çıkmaz, abdestli namazlı, karısı, kumarı, rakısı yok, kimsenin tavuğuna kışt dememiştir şeklinde alınırsa, (Allahın emri, peygamberin kavli ile oğlumuz.....'ye kızımız .....'e dünür geldik) denilerek "kız" istenir.


Nişan

Nişan günü sabah 9 da erkekler kız evine gelirler. Burada kız evindekiler gelenlere kolonya, lokum, kahve, çay ve pasta ikram ederler. Sonra şerbetler içilir ve misafiler buradan ayrılır. Oğlanın yakın akrabaları gelerek kızı giydirir ve nişana hazırlayarak davetlilerin yanına götürürler. Oğlan ve kız yanyana oturtulur. Oğlanın yakın akrabalarından biri kurdela ile bağlı yüzükleri takar ve bi konuşma yaptıktan sonra kurdelayı keser. Çiftin başlarından pullar dökülür.Ancak bütün nişanlarda kız ve oğlan yan yana olmaz. Erkeğin yüzüğü erkekler arasında, kızın yüzüğü kadınlar arasında takılır.

Nişan merasiminden sonra kız evi, oğlan evine tatlılık adı verilen, içinde çay şekeri, onun üzerine çeşitli çikolata ve şekerler konularak bir sürahi şerbetle birlikte, okuyucu adı verilen genelde yaşlı bir bayan eşliğinde bir tepsi gönderirler. Dörtbeş gün sonra bu tepsi üzerine bir kutu şeker daha ilave edilerek gönderilir.

Nişan olarak oniki altin bilezik, bir altin kelep inci, bir kol saati, bir miktar para, nişan elbisesi, iç çamaşırı, sabahlık, gecelik, ayakkabı, terlik, kolonya, evdeki anne, baba ve kardeşlere elbise takımı gelir. Nişan takıldıktan 15 gün sonra da nişan hamamına gidilir.

Daha sonra sağlik raporlari alınır. Resmi Nikah, peşinden de imam nikahı kıyıldıktan sonra düğün günü belirlenir. Düğünden 1 hafta önce boy adı verilen, gelinin en kıymetli elbisesi oğlan evine gönderilerek duvara asılır. Düğün günleri genelde perşembe ya da pazara denk getirilir.


Kına gecesi


Düğünden dört beş gün önce okuyucu "fatan hatunun selamı var, cuma günü kına hamamına, cumartesi günü tohuma, pazar günü de düğüne buyurun diyerek yakın akraba ve dostları düğüne çağırır. Kına hamamını, kızın yakın hısımlarıdan biri yapar. Burada davetliler bir arada yıkanır. Davetlilere şeker ikram edilir ve her kadına bir kalıp sabun verilir. Geline ve isteyen kadınlara kına sürülür.

Düğünden bir gün önce yani, cumartesi günü oğlan evi tarafindan tohum gönderilir. Tohumda beyaz gelinlik, ayakkabı, çanta, tuvalet takımı, iç çamasırı, üç deste mum, bir paket kına, düğün pilavına bereket getirmesi için üçer okka üzüm ve pirinç bulunur. Ayrıca kızın erkek kardeşine bir takım elbise veya tabanca kardeşyolu adıyla gönderilir.

Kına akşamı olunca oğlan evi çesitli çalgılarla kına baskınına gelirler. Kiz evi çalgılarını bırakarak görevi erkek evine bırakır. Bunu takiben yaklasik 4 metre uzunluğunda bir kumaştan yapılan ve baş kısmı çiçeklerle süslü bir duvak takan gelin bahçeye çıkar. Başına dut ağacı veya baska bir ağaç sallanır. Bu esnada gelin türküsü söylenir.

Kız sana gerek bir ana
Ağlasın yana yana
Iki gözüm canım ana
Bugün ayrılık günleri

Kız sana gerek bir kardeş
Ağlasin yavaş yavaş
Iki gözüm canım kardeş
Bugün ayrılık günleri

Gelin içeri girdikten sonra halay çekilir. Oğlan evinden gelenler gelin kınasını sürdükten sonra evlerine dağılır.


Düğün Merasimi

Kız giydirilerek davetlilerin yanına çıkarılır ve oturtulur. Armoni, def, saz, şişe çalınır ve oyunlar başlar. Tahta kaşıklar eşliğinde çeşitli figürler sergiler ve oyunlar oynarlar. Oyunları takiben saat 10 civarında yemekler yenilmeye başlanır. Yemekler bol etli pirinç pilavı olan meşhur Divriği Düğün Pilavı ve üzüm hoşafından ibarettir. Misafirler büyük sinilerin etrafında toplanırlar ve büyük bir tepsi içinde getirilen pirinç pilavını hep birlikte yerler. Yemeği takiben gelinin çeyizi getirilir. Her aile gücü nisbetinde kızına yirmibeş kırk takım elbiselik verirler. Damadın annesine, babasına, kardeşlerine ve akrabalarına da elbiselik kumaş adına kat denilen kumaştan konulur. Ayrıca kıza iki kat yatak, oda takımı, yatak takımı limonata ve çay takımları verilir.

Saat 14.00 civari oğlan evinden dünürcü denen kadınlar ve erkekler kız evine gelirler. Dünürcülere lokum ve şeker ikram edilir. Damadın yaşlı akrabalarından biri arabada gelinin önüne, iki genç gelin ise sağına ve soluna oturtulur. Gelinin üzerinde ise işlemelerle işlenmiş bağdat çarşafı denen bir çarşaf vardir. Gelin arabaya binerken üzerinden para serpilir ve bu para daha sonra çocuklar tarafından sevinç içinde toplanır. .

Eski tarihlerde, geline gideceği gün kolları geniş kesimli kaftan adı verilen bir giysi giydirilirdi. Ayrıca beline büyük göbekli bir gümüş kemer bağlanırdı. Başına da al kadifeden yapılmış kalpak ya da otağa denen gümüş parmaklı taç konur. Ayağına sim işlemeli terlik ve kendine de ipek işinden yapılmış gelinlik giydilirilirdi ve tahtıravana bindirilerek götürülürdü. Tahtıravan yürüyen taht demektir ve üzeri kırmızı bir bezle örtülü dört köşeli bir arabadır. Bu arabayı önden ve arkadan birer at çekerdi. Tekerlekleri yoktu.

Şimdiki otomobil ile yapılan gelin arabalarının önüne ince halı örtülür. önüne küçük arabalar bağlanarak, kurdele ve çiçeklerle süslenir.

Gelin damat evine gidince damadın akrabalari tarafında başından aşaği para saçılır. Damat onu kapıda karşılar, birlikte odalarına giderlerdi. Burada bir kahve içimi kadar kalınır ve damat ile gelin burada birbileri ile tanışırlardı. Daha sonra gelin davetlilerin huzuruna çıkarılır ve çeyiz gösterilirdi.

   
 
Ersin EREN - www.ersineren.com